AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı'nın, Baskil kayısısının coğrafi işaret alması için hukuki süreci resmen başlatacaklarını duyurmasının ardından, Malatya Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Fevzi Çiçek'in yaptığı açıklama Elazığ'da büyük tepki topladı. AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı'nın, Baskil kayısısının coğrafi işaret alması için hukuki süreci resmen başlatacaklarını duyurmasının ardından, Malatya Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Fevzi Çiçek'in, 'Baskil kayısısını tescil ettiğinizde lütfen Malatya'ya Baskil kayısısını sokmayın. Baskil'den pazarlayın.
Pazarlayabilecek misiniz?' sözleri Elazığ'da büyük tepki topladı. AĞIR OL BAŞKAN!
Malatya'dan gelen son açıklamalar, sadece bir coğrafi işaret tartışmasının ötesine geçmiş durumda. Baskil'in kendi kayısısına sahip çıkma iradesini 'popülist yaklaşım' olarak nitelendirmek, üstelik 'O zaman Baskil kayısısını Malatya'ya sokmayın.' gibi ifadeler kullanmak, iyi niyetli bir değerlendirmeden çok, komşu bir ilçenin emeğini küçümseyen bir yaklaşım olarak algılanır.
Kimse Malatya kayısısının dünya çapındaki marka değerini inkr etmiyor. Ancak Baskil'in de yıllardır aynı coğrafyada, aynı iklim şartlarında ve aynı emekle ürettiği kayısı için kendi coğrafi işaretini talep etmesi neden sizde rahatsızlık oluşturuyor? Daha da ilginci, coğrafi işaretin hukuki yollarla alınmak istenmesine karşı çıkıyorsunuz… Hukuk devletinde herkes hakkını mahkemede arayabilir.
Mahkemeler, bilimsel veriler ve mevzuat çerçevesinde karar verir. Eğer Baskil'in talebi hukuken haklı değilse, zaten tescil verilmez. Peki, o hlde bu telaşınız neden?
'Bu tartışmalar ürüne zarar verir.' diyorsunuz. Oysa asıl zarar veren, henüz hukuki süreç başlamışken komşu şehri ve o şehrin milletvekillerini hedef alan açıklamalar yapmanızdır.
Ürünün değerini korumanın yolu, hukuki mücadeleyi küçümsemek değil; hukukun vereceği karara saygı göstermektir. Baskil kayısısı, sadece ekonomik bir ürün değil, ilçenin alın teri, emeği ve yıllardır oluşan üretim kültürünün de bir parçasıdır. Bu değerin ayrı bir coğrafi işaretle tescillenmesini istemek en doğal haktır.
Kaldı ki Türkiye'de aynı ürün için farklı bölgelerin ayrı coğrafi işaretlere sahip olduğu çok sayıda örnek bulunmaktadır. Son sözü ise hukuk söyleyecektir. Mahkemeler ve ilgili kurumlar, bilimsel kriterler doğrultusunda karar verecek, haklı olan kazanacaktır.
Dolayısıyla Baskil'in hakkını aramasını 'popülizm' olarak nitelendirmek yerine, hukuki sürecin sonucunu beklemeniz çok daha sağduyulu bir yaklaşım olacaktır. Çünkü bir ilçenin kendi değerine sahip çıkması kimseyi rahatsız etmemelidir.



